“`html
Kuzey Kıbrıs’ta Tarihi Seçimler ve İki Fotoğraf
Karşıma iki resim çıkıyor.
Her ikisini de dostlarım paylaştı.
İkisi de geçtiğimiz pazar günü tarihi bir seçim gerçekleştiren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ait…
“Class of 88” Fotoğrafı
Birisi, Lefkoşa’daki bir eğitim kurumunda çekilmiş.
Arkadaşım bu fotoğrafın altına “Class of 88” notunu eklemiş.
Lefkoşa’da bulunan “Türk Maarif Koleji”nin 1988 yılı mezunlarının bir araya geldiği bu fotoğraf, neşeli bir okul anısını yansıtıyor.
Görüntüye baktığınızda insanı mutlu eden bir enerji yayılıyor.
Öndeki sırada oturan öğrencilerden biri tam ortada duruyor.
Bu çocuğun ismi Tufan Erhürman.

Tufan Erhürman’ın okul fotoğrafı (ortada mavi kazaklı)
Seçimlerin Yeni Kaptanı
O çocuk, şu anda “yavru vatanın” Cumhurbaşkanı.
Pazar günü KKTC’nin açık bir oy farkıyla Cumhurbaşkanı seçilen kişi o. O yıl okulun “başkanı”ydı, ancak burada okul başkanlarına “kaptan” deniyor.
Artık KKTC’nin kaptanı olarak görevinin başında.
Türk Maarif Koleji, kaliteli bir İngilizce eğitim sunan bir okul.
Diğer İki Parlak Öğrenci
O yıl okuldan mezun olan ama fotoğrafta yer almayan iki yetenekli kişiyi biliyorum.
Biri, İstanbul’da terzilik yapan Kağan Gökalp, diğeri ise şu an İngiltere’nin en tanınmış tasarım sanatçılarından biri olan Hüseyin Çağlayan.
Eğitim ve Aile
Tufan Erhürman, 1970 yılında, yani Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan dört yıl önce dünyaya gelmiş. Eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.
Eşi Nilden Bektaş Erhürman, Lefkoşa’da doğdu ve burada ilk ve orta öğrenimini tamamladı. 19 Mayıs Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden mezun oldu.
Geçmişin Yansımaları
Arkadaşımın gönderdiği ikinci fotoğraf ise geçen haftadan bir kareyi gösteriyor.
Yeni Cumhurbaşkanı ve eşi bu fotoğrafın içinde yer alıyor.
Arkadaşım bu kare için “Sana bir şey hatırlatıyor mu?” diye yazmış.
İlk bakışta, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile eşi Dilek Kaya İmamoğlu‘nun bir benzeri gibi görünüyor.
Üçü de 1970’li yıllarda doğmuş, böylece siyasetin yeni ve dinamik kuşağını temsil ediyorlar.

İmamoğlu’nun “Türk Ocağı futbol takımının” duvarında asılı imzalı fotoğrafı
İmamoğlu’nun Kıbrıs Bağlantısı
Ekrem İmamoğlu’nun Kıbrıs ile geçmişten bağlantısı bulunuyor.
Bunun en anlamlı kanıtı, Limasol’daki “Türk Ocağı futbol takımının” duvarında asılı olan bir fotoğraf…
İmamoğlu, 1980’lerde Kıbrıs’ta öğrenci olduğu dönemde bu takımda kaleci olarak görev almış.
Duvarında yer alan fotoğrafta, “Girne’ye, 1988-90 yılları arasında futbol oynadığım Türk Ocağı Limasol’a selam olsun.” notu bulunuyor.
Özgürlük ve Sanatın Sesi: Maunacılar
“Maunacı” terimini duyduğumda aklıma “Mağusa Limanı” şarkısı geliyor.
Limanda çalışan emekçiler bu isimle anılıyordu.
O güzel şehrin adı artık “Gazimağusa” olarak biliniyor.
25 Mart 2025’te “Kuzey’in Oğlu” Volkan Konak’ı burada sahnede kaybettik.
“Mağusa Limanı” türküsünü söyledikten kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.
Seçim Sürecinde Müzik
Seçim öncesinde, iki adayın mitinglerinde çalınan müzikler, kimliklerini, partilerin ideolojilerini ve seçmen profillerini etkileyici bir şekilde ortaya koyuyordu.
Sedat Ergin, Kuzey Kıbrıs’a giderek gözlemlerini Oksijen gazetesinde paylaşmıştı. Seçimler öncesinde “Tufan Erhürman’ın kazanmasını şaşırtıcı bulmam” demişti.
Lakin aldığı oy oranı onun için bile sürpriz oldu.

Demet Akalın’ın Girne konseri
Devlet Destekli Sanatçılar
Seçim öncesi mitinglerde devlet destekli sanatçılar sahne aldı.
Ersin Tatar’ın mitinginde Demet Akalın yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetlerinde sıkça gördüğümüz bir sanatçı olan Akalın, sahnede “Son derece kıvrak ritimli” bir performans sergiledi.
Maalesef kaybeden adayın mitinginde de benzer bir durum yaşandı. Müziklerin akılda kalan nakaratı ise şöyle oldu: “Bir o yana, bir bu yana çalkala.”
Tatar’a destek veren sanatçılardan biri Işın Karaca‘ydı. Son gece Lefkoşa’da ise Mustafa Ceceli sahne aldı.
Demet Akalın’ın Sahne Ücreti
Bu sanatçılar mitinglerde ücret alıp almadıkları bilinmiyor; ama Demet Akalın’ın sahne ücretinin 2 milyon TL civarında olduğu söyleniyor.
Ek olarak, sahnenin ses ve görüntü sisteminin Türkiye’den sağlandığı biliniyor. Eğer ücretsiz çıkmadılarsa, bu paraların nereden ödendiği netlik kazanmadı. Görünen o ki, Ankara cömert bir tavır sergilemiş.
Erhürman’ın Miting Müziği
%63 oy alarak seçimi kazanan Tufan Erhürman’ın mitinglerinde sahne alan sanatçılar arasında Türkiye’den kimse yoktu.
En çok çalınan müzik ise, dünyanın dört bir yanında genç nesiller tarafından benimsenmiş olan “Bella Ciao” şarkısıydı.
Bu şarkı, özgürlük mücadelesinin simgesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca, Zülfü Livaneli’nin “Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor” ve “Ey Özgürlük” şarkıları da sıkça tercih edildi.
İki Farklı Siyaset Anlayışı
Bu müzikler ve sahnedeki sanatçılar, iki adayın dünya görüşlerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Erhürman akılcı, gerçekçi ve vatansever bir yaklaşım sergiliyor.
Seçim kampanyası sürecinde Türkiye ile iş birliği içinde olacağını sıkça vurguladı. Ancak özgürlükler, insan hakları, liyakat ve adalet gibi konularda farklı bir politikaya sahip olduğu anlaşılıyor.
Görünen o ki, Kıbrıs Türk halkı Tufan Erhürman’a verdiği %63 oyla Türkiye’deki siyasi kutuplaşmanın adaya yansımasına izin vermeyecek.
2028 Seçimlerinin Gölgesinde
Pazar gecesi etrafımda “KKTC’deki bu seçim Türkiye’deki 2028 seçimlerinin bir provası mı?” sorusu sorulmaya başlandı.
Bana göre bu, provası olamaz. Sosyolojik ve kültürel özellikler bakımından iki toplumun farklı yapıları var.
AKP İçin Çıkarılacak Dersler
Ancak AKP’nin bu seçimden çıkarabileceği önemli dersler mevcut.
AKP’nin araştırma kuruluşlarının halkı doğru analiz edemediği aşikar. Son ana dek Ankara’nın desteklediği adayın kazanacağını öngörüyorlardı ve 30 puan yanıldılar.
Yargı ve Düşünce Özgürlüğü Üzerine
Türkiye’de yargının ve düşünce özgürlüğünün baskılanması halkta ciddi endişelere yol açıyor. Bu durumun ilk kanıtı, Kuzey Kıbrıs’taki seçim sonuçlarıdır.
Farklılaşma ve Güncel Politika
Pazar gecesi Kıbrıs Türk halkı genç, taze ve özgürlükçü bir lideri seçerken, Türkiye aynı zamanda siyasi baskı ile yüzleşiyor.
Pazar gecesi Ankara’dan olumlu sinyaller geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonuçları olgunlukla karşıladığını belirten bir açıklama yaptı.
Bu tavır, umut verici görünmekte. “Belki de 2028 veya 2027 erken seçimleri için bir anlayışın göstergesi” diye düşündüm.
AKP’nin Geleceğe Bakışı
Son olarak, AKP 31 Mart seçiminde düştüğü hatayı tekrar etmemeli. KKTC’de gerçekleşen bu olayları doğru bir şekilde analiz edip değerlendirirse, 2028’de benzer bir durumu değiştirebilir.
Adalet, özgürlük, korku ve sindirme politikalarının toplumda nasıl bir etki yarattığını gözlemlemek önemli. Bunların devamı, AKP’ye yeni bir seçim kaybından başka bir şey vadetmiyor.
“`