Yusuf Arslan
3 Haziran 2026
Dünya, Pasifik Okyanusu’nda bazı uzmanlar tarafından ‘Godzilla benzeri’ bir El Nino hava olayı ile karşı karşıya kalabilir. Bu durum, küresel ekonomi ve siyaset üzerinde büyük etkiler yaratma potansiyeline sahip. El Nino, her on yılda iki veya üç kez meydana gelen okyanus sıcaklık dalgalarını ifade eder. Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), bu olgunun ekvator çevresindeki Pasifik’te meydana geldiğini ve eylül ayında zirve yapacağını duyurdu. Sıcak su akıntıları, hava koşullarını önemli ölçüde etkileyecek. Avustralya, Güney Asya ve Afrika’nın güney kesimlerinde kuraklık riski artarken, Amerika’nın bazı bölgelerinde ise şiddetli fırtınalar ve yoğun yağışlar görülmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu durumun ‘kaydedilmiş en güçlü El Nino’ olabileceğinden endişe ediyor. Bu olayın sonuçları arasında sel, toprak kaymaları, orman yangınları, gıda kıtlığı, çatışma ve göç yer alıyor.
‘Godzilla’ ifadesi, NASA’dan kıdemli klimatolog Bill Patzert tarafından ilk kez kullanıldı. 2015 yılında beklenen güçlü El Nino’yu tanımlamak için bu popüler kültür referansını kullanan Patzert, olayın şiddetini halka daha iyi anlatmayı amaçlıyordu. O tarihten bu yana, özellikle güçlü El Nino olayları için ‘Godzilla’ benzetmesi kullanılmaktadır. Bu benzetme, filmlerdeki dev canavara atıfla yapılmıştır.
Dünya genelinde neler olabileceğine dair bazı öngörüler de mevcut. İngiliz basınından The Telegraph’a göre, beklenen etkiler şunlardır:
1. **Gıda Arzında Kesintiler**
El Nino, kuraklık ve sel ile küresel gıda sistemlerini tehdit edebilir. Bu durum, gıda fiyatlarında ani artışlara ve tedarik zincirlerinde sorunlara yol açabilir. Gübre fiyatları zaten yüksek seyrediyor. Dr. Mike Rivington (James Hutton Enstitüsü), meydana gelen şokların enflasyonu artıracağını ve “kazananlar ile kaybedenler” yaratacağını ifade ediyor. Örneğin, Hindistan musonlarının zayıflaması tahıl üretimini olumsuz etkileyebilir. 2015-2016 El Nino’su sırasında Güney Afrika’da mısır hasadı büyük ölçüde düşmüştü, bu da ülkenin milyonlarca ton tahıl ithal etmesine neden oldu. Geçmişte de benzer kıtlık örnekleri yaşanmış, 1877-1878 yıllarında El Nino etkisiyle milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir.
2. **Artan Göç Hareketleri**
Kuraklık, özellikle geçimlik tarımla uğraşan bölgelerde kitlesel göçlere neden olabilir. Doğu Afrika’da aşırı yağış ve sel, Batı ve Orta Afrika’da ise kuraklık bekleniyor. Orta Amerika’nın “kuru koridoru” olarak adlandırılan bölgelerde (Guatemala, Honduras, El Salvador, Nikaragua) ürün kaybı, kırsal nüfusun şehirlere göç etmesine yol açabilir. 2006-2010 döneminde yaşanan kuraklık, yaklaşık 1.5 milyon kişinin kırsaldan şehirlere göç etmesine neden olmuş ve bu durum iç karışıklıklara zemin hazırlamıştır.
3. **Çatışma Alanlarında Tırmanış**
Hassas devletlerde aşırı hava olayları, istikrarsızlığı artırabilir. Yemen, Sahel bölgesi (Sahara’nın altındaki Afrika kuşağı) ve Doğu Afrika’da su ve gıda kaynakları üzerindeki baskılar mevcut çatışmaları körükleyebilir. Sahel’deki kuraklık, genç erkekler arasında işsizliği artırarak silahlı gruplara katılımı teşvik edebilir. Uzmanlar, El Nino’nun gıda ve su kaynaklarını “silahlaştırma” riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, 2026 El Nino’sunun kimleri “kazanan”, kimleri “kaybeden” haline getireceği belirsizliğini koruyor.
